23.10.2010

Dale kafası, koşarak uzaklaşmak ve HULK

· Sakatlıkların başımıza musallat olduğu andan itibaren bir garip oldu takım. Kadro derinliği dediğimiz olay aslında Quaresma&Guti odaklı bir derinlikmiş de haberimiz yokmuş, Quaresma&Guti takımda olduğu sürece, kalan 9kişide istediğin derinliğe tüpsüz dalabilirsin, ama mevcut durumda şnorkele muhtaçsın. Ama biz ikisinin aynı anda sakatlanacağını nerden bilelim, erkekseniz teker teker gelsenize olm!

· Öteki derinlik, tribüne gerek, o da bu sene gerek. Son 20.dkya galip girersek yardırın Dale! Çıksın iphonelar, arayın dinlettirin falan da, mağlupken gelen “niye ses gelmiyor bağırsanıza” mesajlarına ne cevap verelim?

· Ha gelelim asıl meseleye; (Burada kendimden geçip hakaret içerikli mesajlar verebilirim.) Beşiktaşı izlemeye geliyorsun, Beşiktaş forması giymiş adamı her topa dokunduğunda ıslıklıyorsun. “ya sev ya terk et” demiyorum sana zaten geliyorsan seviyorsundur. ulan azıcık empati yapın! Hakan’ın binlerce insan tarafından dışlandığını hissetmesi, ne hissetmesi? istenmezliğin kulaklarında çınlaması, ve bunlara rağmen hala görevini yapma zorunluluğu. Kötü oynayanı, hem de istikrarlı bir şekilde kötü oynayanı savunmam, ama burada kızılması gereken biri varsa o da Hakan’ı inatla oynatandır. Kim olursa olsun Beşiktaş forması giyip sahaya çıktığı andan itibaren de alkışlanmayı hak eder.

· Sezon sonu başkan bize Hulk’u getir kampanyası başlayacak mı? Hakan ıslıklanıp o alkışlanınca falan, Quaresma, Porto, gol atmak filan.

· Nihat, Nobre - konusu hakkındaki görüşlerim için bir sonraki maddeyi okuyabilirsiniz.

· Son olarak -old firm öncesi havaya girelim- Jock Stein’den bir nükteyle son veriyoruz. İstediğiniz renklere uyduruverirsiniz : “Celtic jerseys are not for second best, it wont shrink to fit an inferior player.”

***


beyler vurmayın adam öldü

***

27.07.2010

büyüyünce büyük adam olcam ben

Bir hesap yaptım, eğitim hayatımın 18. Yılındayım, nerden baksam önümde 2-2,5 sene daha var. Yani ortalama bir ömrün 4te birini kalan 4te3ü için kafa yormakla geçirmişim. İstanbul dışında Nicelikte olmasa da nitelik olarak küçük bir ilçede geçti bu eğitim hayatı, demek istediğim matematik-fizik-kimya vs dışında yapabileceğimiz pek bir şey yoktu. Son 3 yılım İstanbul’da üniversitede geçti ama, ama ama.. 1. Nerden bulaştığımı bilmediğim, kimin günahına girdim de ceza olduğunu anlayamadığım bir bölüme daldım, yeminle lisede bu kadar çalışsaydım tıp okurdum (klişeteam). 2. Tüm sülalem İstanbulda, annem pimpirikli biri ve ben burada anneannemle yaşıyorum (hıçkırıklar). 3. En sinirbozucu olanı da, belki de değiştiremediğimden gayet asosyal çekingen bi tip olmam.

Neden saydım bunları, az önce liseyi iteleyerek bitiren, 2-3 sene hazırlıktan sonra zarzor 2 yıllık bir bölüme girip bitiren, kısa dönemli alakasız işler bulup geçinen, geleceğe dair kafa yormayan bir arkadaşımla konuştum. Umru değil yarın ne olmuş. Ama şu an ne istiyorsa yapıyor, konuştukça “ha ya ben de yapcaktım da şey oldu ıvır zıvır” cümlesini kaç kere kurdum saymadım. Gayet mutlu. Bense hala elimde yapılacaklar listesi olan ama şu ne der bu ne der buna vaktim yok diye yapmadığım bir sürü şeyle hala okul bitsin bakarız modundayım. Biri bana bu kadar çabaladın ilerde “dolgun maaşla haftada 3 gün tatil sigorta+akbil işin hazır o zaman ne bok yersen ye” diye bir garanti de vermedi. Muhtemelen 5 sene sonra o arkadaş yine aklı 5 karış havada gününü gün ederken ben sessiz sessiz saçma bi işte boğaz tokluğuna falan çalışıyor olacağım. İşte lanet ettiğim nokta bu. Çok karamsarım gençler.

24.07.2010

Optik

3 sene olmuş Optik Başkan’ın vefatndan bu yana. Kendisini öldükten sonra daha iyi tanıyanlardanım. Hayatını, insanların onla anılarını okudukça, erken gidişine daha çok üzülmüştüm. Kesinlikle farklı birisiydi. Serseri işe yaramaz cahil olarak gösterilenlerin arasında Kabataş lisesi ve msü mezunu bir öğretmendi. Fenarlisinin Cimbomlusunun ardından ağlayarak bahsettiği biriydi. Vefatından sonra onun hakkında yazılan belki de beni en çok yaralayan kelimeler: “Artık sokak köpekleri sahipsiz kaldı” olmuştur. İşte öyle bir adammış. Şimdi Işıklar içinde...

28.06.2010

Guti

Guti’nin adı Beşiktaşla ilk anılmaya başladığı anda evet dedim, Formamın arkasına sonunda ismini yazdıracağım birini alıyoruz. Aslında bu düşüncem yanlış bi bilgiden kaynaklanıyormuş, ben Guti’nin fotoğraflarını doğru olduğunu hatta kendi de bunun doğruluyla ilgili açıklamaları olduğunu zannedenlerdendim. Böyle aşırı maskülen bir ortamda durumunu açık yüreklilikle ifade ediyorsa adını formama yazdırırım arkadaş, tercihlere saygı duyarız, toplumda hor görülenleri destekleriz de. Ama gel gör ki yd açıklama yapmış aynen şöyle:

“Guti ile ilgili temasların olup olmaması mühim değil, fakat ‘’doğru olmayan’’ bir resmin Türkiye’de kabul edilmemesinden dolayı Guti ile ilgili bir düşüncemiz yoktur. Her ne kadar bu resimlerin gerçeği yansıtmadığı anlaşılıp, Guti kendi davasını kazansa da Türkiye’de bunun çok speküle edileceğinden korktuğumuz için ve bu da Beşiktaş’a yakışmayacağından Guti ile ilgilenmiyoruz.”

Quaresma transferiyle, çok kişinin kalbine taht kurmuş yd, bi türlü benim belediye sınırlarıma bile yaklaşamıyor. Tek açıklamasıyla roket atarları üstüne salasım var. Son olarak sayın yd: bu camia senin yaptığın neleri kaldırdı neleri yakıştırdı kendine de Guti’nin özel hayatını mı yakıştıramayacak.

Aynı kafadaki taraftara da selam olsun.

3.06.2010

telekomünikasyonlaştıramadıklarımızdan mısınız?



aslında korktum, bloga da giriş yapamayacağım diye ama neyse ki henüz bunu da elimizden almamışlar. nasıl bir beyinsel çalışmadır bu insanlarda anlamıyorum, bir şeyi yasaklayarak gerçekten ona ulaşmayı engelleyeceklerini düşünüyorlar?

bilmiyorum yasak mı deldim az önce ama, google'a internet yasakları yazıp arattım, (vallahi çocuk pornosu falan çıkmadı!) bbc'nin yaptığı bir araştırma çıktı, ntv sitesinde;

BBC’nin 26 ülkede 27 bin kişiyle yaptığı ankete göre her beş kişiden dördü internet erişimini elektrik, su, kanalizasyon gibi bir ‘temel hak’ olarak tanımladı. Avrupa'da bu oranın en yüksek çıktığı ülkeyse Türkiye!


iyi güzel de bu ülkede kaç insan temel haklarına sahip?
kaç insan bu haklarından haberdar?
kaç insan temel hakları için mücadele ediyor?

geçiniz efendim, siktirin gidiniz.

bbc raporu için