Yıldırım Demirören: 4506
Murat Aksu: 2837
yarı yarıya bir oy paylaşımı.
Murat Aksu neden kaybetti - Demirören tekrar neden kazandı.
Pek bunları konuşmaya gerek yok artık heralde.
Kaybeden her iki durumda da Beşiktaş'tır.
Kırgınım, o varsa ben yokum demek istiyorum, içim elvermiyor.
Kızgınım, Asıl şimdi mücadele zamanıdır diye düşünüyorum, bir gram istek yok.
Şaşkınım, taraftar ve gerçek sahipler arasındaki bu açık ara farka inanasım gelmiyor.
Üzgünüm, suç aslında ne demiörende ne aksu'da, sağlam bir aday çıkaramayanb koskoca camiaya yazık.
falan filan.
1.02.2010
23.01.2010
22.01.2010
That its Fowler, Robbie Fowler

when the ball hits the net
it's fairly safe bet
that its fowler robbie fowler
Tekel işçileri’nin grevi 40 güne yaklaştı, Ankara’nın soğuğuna rağmen hala ölmek var dönmek yok diyorlar, açlık grevine, ölüm orucuna başlayanlar var. Türkiye tarihinin en organize grevlerinden biri. Ama ne medya’da yeterince yer buluyorlar, ne de hükümetten istediklerini elde edebiliyorlar. Son günlerde bazı yazar ve gazetecilerin destek için Ankaraya gittiklerini, işçilerin yanında olduklarını okuduk. Popüler insanların desteği hem moral açısından hem dikkatleri üzerlerine çekmek açısından en iyi yol gibi. Peki ülkemizde rock yıldızları gibi görünen, bir imza uğruna peşinden koşulan futbolcuların bu konuda diyecekleri hiç bir şey yok mu?
and when Liverpool score
you will hear the kop roar
ohh, its fowler, robbie fowler
Belki bizde yok, ama futbolun beşiğinde sessiz kalmaktan hoşlanmayanlar vardı. Fowler, Dünya’nın gelmiş geçmiş en iyi forveti olarak anılmayacak ilerde muhtemelen, attığı müthiş çalımlar ya da rekor transfer ücretlerinin öznesi olarak da hatırlayamayacağız, ama günümüz futbolunda “karşı” taraftaki duruşuyla, karizması ve farklılığıyla İngiliz futbolseverlerin, KOP’un ve Liverpool liman işçilerinin kalbinde diğer futbolculardan farklı bir yerde kalacağı kesindir. Kolay değildir, bir takımın taraftarları tarafından efsane olacak şekilde sevilmek, hatta “tanrı” yerine konmak.
ian rush, roger hunt
who’s the bestman up front
ohhh , its fowler, robbie fowler
İngiltere,1997… Avrupa Kupa galipleri kupasında Norveç’in Brann Bergen takımıyla Liverpool arasındaki maçta Fowler takımının 3. Kendisinin 2 golünü attıktan sonra formasının altına giydiği "Support The 500 Sacked Dockers" (işten çıkarılan 500 liman işçisini destekle) yazılı t-shirt’ünü gösteriyor. Sonrası bildiğimiz şeyler, UEFA bu hareketinden dolayı cezayı kesiyor. Endüstriyel futbol dediğimiz pisliğin içinde, yaşadığı yerdeki insanların dramlarını kamuoyunun yüzüne vuran, yeri geldiğinde haksız gördüğü durumları kendince müdahale eden amatör ruhlu futbolcuların olması aslında bizim hala umudumuz var dedirtiyor.
he's the king of the kop
he's the best of the lot
robbie fowler
“God Bless Fowler..”
21.01.2010
altını çizdim - II
"Ben babamı, bana BeşiktAŞK’ımı verdiği için, Beşiktaş’ımı da babamın takımı olduğu için iki kat fazla sevdim. En çok özlediğim Beşiktaşlı, babamdır. Asla özlemeyeceğimiz Beşiktaşlıya, kongre öncesi başarılar dilemek zorunda kalacağıma susmayı da Beşiktaşlı duruşundan öğrendim, izninizle duruşumu yerim." F.D.
alıntı: http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=975847&Yazar=FER%DDDUN%20D%DCZA%D0A%C7&Date=21.01.2010&CategoryID=103
ben demiyorum google diyor!
yıldırım demirörenin kızı ve oğlu merak ediliyor baya heralde, saltanatla yönetilen bir beşiktaş yarattılar sağolsun, önümüzdeki yıllardaki müstakbel başkan adaylarımızı merak etmek en doğal hakkımız.
Yıldırım Demirören yumurta da enteresan bir arama olmuş.
Yıldırım Demirören yumurta da enteresan bir arama olmuş.

Anladım ki Murat Aksu'yu tanımıyoruz. Kim, ne iş yapar gibi sorular yöneltmekteyiz Hz. Gugıla.
Mafya kimliği de önemli tabi bizim için, artık işler böyle yürüyor (!)
Mafya kimliği de önemli tabi bizim için, artık işler böyle yürüyor (!)
20.01.2010
Küçük kara balık
Çok kitap okurdum ben küçükken. Dolaptaki koliler içindeki yüzlerce kitabın etkisinden heralde.. 2 sıralık rafa ordan seçilen kitaplar koyulur, okunması bitince koliler bi daha açılır tüm kitaplar değiştirilirdi. Aklımda kalan çok kitap yok ama, zümrüdanka kuşlarıyla, padişahın 3 oğluyla falan geçen birsürü hikayenin yanısıra, dost yayınları serisinin kitapları bi de küçük kara balık çıkmaz aklımdan. Babam, bu kitap yasaktı önceden demişti, anlamamıştım ki incecik bi çocuk kitabı neden yasak olsun? Geçenlerde D&R'da gördüm, kasa yanına koyulan kitaplar arasındaydı. Hüzünlendim, zaten çocukluğuma dair ne görsem hüzünlenirim. Çok yaşlı falan değilim, dramatik bir çocukluğum da olmadı, tam tersi özgür ve dopdolu geçirilen çocukluktu. Halihazırdaki mecburiyetlerle ve tekdüzelikle geçen zamanlar içinde o döneme özlem herhalde.Şimdi vakitsizliğimi bahane ediyorum kitap okuyamadığım için. Bir reset atsam, sil baştan başlasam, küçük kara balıkla, bir şeftali bin şeftaliyle, çocuk kalbiyle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


