kynk: www.forzabesiktas.com
Yaşı müsait olanlar hatırlar, 1980’li yıllar demek biraz da Samsunspor demekti. Hasbi Menteşoğlu’nun başkanlığını yaptığı Kırmızı-Beyazlılar, Tanju Çolak, Fatih Uraz, Savaş Demiral, Rıfat Benli, Orhan Kapucu, Muzaffer Badalıoğlu gibi üst düzey futbolcularla Türkiye Liginde fırtına gibi esiyordu. Öyle ki 1985-86 ve 86-87 sezonlarını 3. , 87-88 sezonunu ise 4. sırada bitirmişlerdi. Bu yıllar arasında F.Bahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'a karşı çarpıcı sonuçlar almışlardı. Buna göre F.Bahçe ile oynadığı 10 resmi maçta yalnızca 1 yenilgiye uğrarken ilk 6 maçtan 5'ini kazanmış ve kalesinde gol bile görmemiştir. Toplamda 14 gol atıp, 4 gol yemiştir. Aynı süreçte Beşiktaş ile oynadığı 7 maçı da kaybetmemiş, Trabzonspor'a ise yalnızca bir kez mağlup olmuştur. İki defa gol kralı çıkarmış ve dört futbolcusunu da sürekli olarak milli takıma göndermiştir. Ancak bu altın dönem hazin bir hadise ile son bulmuştur. 20 ocak 1989 günü Samsunspor kafilesini taşıyan otobüs 2. devrenin ilk maçı olan Malatyaspor deplasmanı için yola çıkmıştı. O günü hatırlayan herkes aynı şeyi söyler size; hava kapkara idi…
Havza ilçesi yakınlarında bir kamyonla çarpışan Samsunspor otobüsünde bir can pazarı yaşanır. Diyarbakır deplasmanına giden Çarşambaspor kafilesi yetişir ilk olarak. Sonra da ambulanslar gelir. İki aracın şoförü, teknik direktör Nuri Asan ve futbolculardan Mete Adanır ve Muzaffer Badalıoğlu olay yerinde kaybederler hayatlarını. Aylarca komada kalan Yugoslav futbolcu Tomiç de daha sonra eklenir bu acı tabloya. Dağ gibi adamlar yaralanmışlar, yollara savrulmuşlardır…
Ve kara haber ulaşır Samsun’a. Herkesin evinde bir cenaze varmış gibidir; şehirde ağlanmayan ev yoktur. Devlet Hastanesinin önü mahşer yeridir. Üstelik sadece Samsun’da değil, futbola ilgi duyulan her yerde gözyaşları dökülüyordur Samsunspor’lular için. Türkiye böyle bir kazayı daha evvel hiç yaşamamıştır!
Kaza sonrasında dönemin hükümeti Samsunspor’a 3 milyar lira civarında bir yardımda bulundu. Ülke genelinde bir yardım kampanyası düzenlendi. Takımın Birinci Ligde kalma hakkı mahfuz tutuldu lakin ligde ikinci devre çıkamadığı 17 maçında 3-0 hükmen yenik sayılması kararlaştırıldı. Böylece Samsunspor aslında uğramadığı 17 mağlubiyete uğrarken, hiç yemediği 51 golü de kalesinde görmüş oldu. Diğer bir ifadeyle 1988-89 sezonunu 103 golle şampiyon bitiren F.Bahçe aslında 100 gol atmış oluyordu. Üstelik İstanbul’daki ilk maç 0-0 bitmişti. Yani Fener’in şansı yine tutmamıştı Samsunspor’a. Gelir getirmesi için bir kaset çıkarıldı. En nihayetinde takım ertesi sezon küme düştü; sonra çıktı; düştü; çıktı ve 1993’ten 2006’ya kadar Süper Ligin üst düzey takımlarından birisi olurken; Türk futboluna da nice isim kazandırdı. Ancak hiçbir dönem 1985-88 arasındaki şampiyonluk adayı Samsunspor gibi olamadı. O takım 22 hafta lider kalmayı başarmış, az kalsın 5. şampiyonluğu alacak bir takımdı.
Teknik Direktör: Nuri Asan (Vefat etti)
Futbolcu: Muzaffer Badalıoğlu (Vefat etti)
Futbolcu: Mete Adanır (Vefat etti)
Futbolcu: Zoran Tomiç (Vefat etti)
Otobüs Şoförü: Asım Özkan (Vefat etti)
Menajer: Yüksel Özan (Yaralandı; 2006 yılında vefat etti.)
Futbolcu: Erol Dinler (Yaralandı, malulen emekli, Kemer’de; turizm sektöründe.)
Futbolcu: Emin Kar (Yaralandı, malulen emekli, Samsun’da yaşıyor.)
Futbolcu: Fatih Uraz ( Yaralandı, futbola devam etti; Zaman Gazetesi yazarı)
Futbolcu: Şanver Göymen (Yaralandı, futbola devam, İzmir’de yaşıyor; Altay’da oynarken Milli Takıma kadar yükselip Euro’96 kadrosunda yer aldı.)
Futbolcu: Kasım Çıkla (Yaralandı, futbola devam etti.)
Futbolcu: Ercan Kol ( Yaralandı, futbola devam edip Samsunspor’da bıraktı.)
Futbolcu: Mustafa Sinecek ( Yaralandı, futbola devam etti, Samsun’da altyapı hocası.)
Futbolcu: Yüksel Öğüten (Yaralandı, bir müddet daha futbol oynayıp bıraktı. )
Futbolcu: Futbolcu: Burhaneddin Beadini ( Yaralandı, futbola devam etti ve şu an Eskişehir’de.)
Futbolcu: Nasır Beadini ( Yaralandı, ancak birkaç sene sonra bir başka trafik kazasında hayatını kaybetti.)
Futbolcu: Hakkı Bayrak ( Yaralandı, futbola devam etti, Samsunspor’da antrenörlük yaptı.)
Malzemeci: Halil Albayrak (Yaralandı, malulen emekli)
19.01.2010
20ocak1989-Samsunspor
...
Sabah trt2'de Devlet övünç madalyası törenine denk geldim, Abdullah Gül konuşuyordu ama alt yazı olarak "bugün bizim gurur günümüz" duruyordu.
- 19 ocak, bu ülkenin yakın tarihteki en büyük utançlarından, Hrant Dink cinayetinin 3. yıl dönümü. hala asıl katiller bulunmadı. Bugün binlerce insan agos gazetesi önünde o günü ve hrantı andı, sessizce özür diledi.
-Ankara'da binlerce tekel işçisi grevde. Ve bugün 100e yakın işçi ölüm orucuna başladı.
-Bugün Haiti'deki depremin 6. günü. binler değil yüzbinlerle ifade edilen cesetler. enkazdan kurtarılan bebekler, açlık, hastalık, utanç..
"Bugün sizler gurur ve hüznü beraber yaşıyorsunuz. 'Vatan sağolsun' diyerek bu ülke ve millet için en büyük fedakarlığı gösteriyorsunuz. En acı gününüzde 'vatan sağolsun' diyerek, kimseye fırsat vermiyorsunuz. Bu çok yüce bir iştir. Bunu söyleyebilmek kolay değildir. Ama sizler bunu gözünüzü kırpmadan ilk defa acı haberleri alınca söylüyorsunuz. Şehitliğin, gaziliğin ne anlama geldiğini bildiğiniz için bunu söyleyebiliyorsunuz. Bunun için sizlere olan şükran duygumuz gerçekten sonsuzdur. Hepimiz biliyoruz ki, içinde bulunduğunuz hisleri anlatmak için kelimeler kifayetsiz kalır. Millet olarak sizlerle aynı duyguları yaşıyoruz. Acınızı paylaşıyor, acınızı biraz olsun hafifletebilirsek ne mutlu bizlere."
- 19 ocak, bu ülkenin yakın tarihteki en büyük utançlarından, Hrant Dink cinayetinin 3. yıl dönümü. hala asıl katiller bulunmadı. Bugün binlerce insan agos gazetesi önünde o günü ve hrantı andı, sessizce özür diledi.
-Ankara'da binlerce tekel işçisi grevde. Ve bugün 100e yakın işçi ölüm orucuna başladı.
-Bugün Haiti'deki depremin 6. günü. binler değil yüzbinlerle ifade edilen cesetler. enkazdan kurtarılan bebekler, açlık, hastalık, utanç..
11.01.2010
yapma be!
hem kadın, hem gazeteci, hem Altınsay
Murat Aksu yaptığı yazılı açıklamada, Gülengül Altınsay'ın ekibe katılmasının çok önemli ve sevindirici olduğunu belirterek, ''Beşiktaş camiasının yakından tanıdığı, sevdiği sayın Altınsay, yönetim kurulumuzun hem kadın üyesi olarak hem de Beşiktaş'ı çok iyi bilen gazeteci kimliği ile bizlere başka bir bakış açısı kazandıracaktır. Gülengül Altınsay'a, ekibimize katılımı ve katkıları için çok teşekkür ediyorum'' dedi.
- bir yönetim kurulu üyesinin cinsiyetini vurgulamaktaki amaç nedir?
- burdaki "hem" serisine İbrahim Altınsay'ın karısıdır, bir taşla iki kuştur, her başarılı kadının arkasında bir erkek vardır da eklenebilir mi acaba?
“Bugün toplumun her alanında birikimleri, donanımları, vizyonları ve kendilerine özgü sezgileri ile başarılı hizmetler gerçekleştiren kadınlarımızın, ülkemizin kalkınmasındaki payları büyüktür. Dileğimiz, yönetim kurulunda bir kadınla aynı sorumluluk ve görev anlayışı içinde çalışmanın çağdaş görüntüsünün tribünlerimize yansımasıdır. Maçlarımızın tribünleri dolduran her yaş grubundan kadın ve erkek izleyicilerle bir şölen havasında geçmesi en büyük hedefimizdir.”
peki. öyle olsun bakalım.
Gülengül Altınsay da konuyla ilgili, “Beşiktaş kötü yönetiliyor. Yurt içinde ve yurt dışında saygınlığından sürekli bir şeyler kaybediyor. Bu gidişe (Dur) demek gerek. Bunun için sorumluluk aldım ve harekete geçme gereğini duydum. Çünkü Beşiktaş benim hayatımın çok önemli bir parçası” ifadelerini kullandı.
Sevindim ben açıkçası. bu isimle Murat Aksu bir adım önce geçti gibi (umarım). Sonu Gülnaz Arsel'e benzemese.
2010 Afrika Kupası

Renkler takımları ayırsa da,
Diller goool derken farklılaşsa da,
Sevinçte tebessüm, üzüntüde göz yaşı her yerde aynı be!
19.12.2009
18 aralık - Beşiktaş - Bursaspor maçı
Şimdi efenim, yağmurlu bir gün, afedersiniz sırılsıklamız üşüyoruz. - he tercih eder miyiz bir dağ evinde ayı postu üzerinde çatır çatır yanan şöminenin karşısında oturmayı, bu duruma ? tabi etmeyiz o ayrı - ama biz de insanız bekliyoruz ki takım oynasın, biz yağmurlu günde aşık olduysak, topçular da biraz çaba göstersin, değil mi ?. suç sizde tabi biz sezon başında yine hazırlamıştık kendimizi her maç "bitmesin dertler.." söylemeye, önce fener sonra manu diyip adrenalini tavan yaptırdınız.
saha berbattı, böyle yarı futbol yarı sutopu şeklinde geçti - havadan oynamaya pek alışık olmayan takım haliyle bocaladı. top da sevmedi zaten bizi. sonuçta 2-1 öne geçtiğimiz bir maçta 3 gol kalemizde görerek ellerimiz bomboş kaldı.
şimdi - maçın sıradan bir anadolu takımıyla oynandığını düşünüyorum, kayseriye verdiğimiz puandan ne farkı var sahte derbiler yaratmayın. heh sıradan bir maçta sıradan olmayan şeyler neydi asıl onlar önemli:

1. "Ruhda iman bedende Beşiktaş, Hicri yılbaşımız mübarek olsun": şimdi bu pankart neydi? yani cahilliğimi mazur görün de ilk defa hicri yılbaşı kutlaması yaşadım. teşekkür ederim, sevgili taraftarım.
2. Korcan: 1. kalecimiz sürekli değişse de hep 2. kaleci olarak bekleyen korcan, bu sezonki ilk maçını böyle şanssız bir havada oynadı. seviyoruz kendisini. yediklerin yemeyeceklerinin habercisi olsun.
3. Zapotoçni : Herkes çok sevmişti bu sarı adamı, haksız yere terbiyesizce gönderildi. Sanırım intikamını daha iyi alamazdı (bknz. resim2)
4. Zapotoçni forması almak isteyen masum taraftar: e be adam, yani anladım vefalısın, seviyodun zapoyu, belki forma koleksiyonun var onu da anlarım da, 7/24 sövmedik aile erbabı bırakmayan bir takımın formasını hem de yenilginin ardından alırsan, biraz tepki görebilirsin (!)
5. taraftar: yok arkadaş, değişimin ayak sesleri artık kulakları sağır edercesine yükseliyor. 2-1'ken lalalal koyduk mu diyip, 20 dk sonra yeter demirören diyen topluluk. allah sizi bildiği gibi yapsın!
saha berbattı, böyle yarı futbol yarı sutopu şeklinde geçti - havadan oynamaya pek alışık olmayan takım haliyle bocaladı. top da sevmedi zaten bizi. sonuçta 2-1 öne geçtiğimiz bir maçta 3 gol kalemizde görerek ellerimiz bomboş kaldı.
şimdi - maçın sıradan bir anadolu takımıyla oynandığını düşünüyorum, kayseriye verdiğimiz puandan ne farkı var sahte derbiler yaratmayın. heh sıradan bir maçta sıradan olmayan şeyler neydi asıl onlar önemli:

1. "Ruhda iman bedende Beşiktaş, Hicri yılbaşımız mübarek olsun": şimdi bu pankart neydi? yani cahilliğimi mazur görün de ilk defa hicri yılbaşı kutlaması yaşadım. teşekkür ederim, sevgili taraftarım.
2. Korcan: 1. kalecimiz sürekli değişse de hep 2. kaleci olarak bekleyen korcan, bu sezonki ilk maçını böyle şanssız bir havada oynadı. seviyoruz kendisini. yediklerin yemeyeceklerinin habercisi olsun.
3. Zapotoçni : Herkes çok sevmişti bu sarı adamı, haksız yere terbiyesizce gönderildi. Sanırım intikamını daha iyi alamazdı (bknz. resim2)
4. Zapotoçni forması almak isteyen masum taraftar: e be adam, yani anladım vefalısın, seviyodun zapoyu, belki forma koleksiyonun var onu da anlarım da, 7/24 sövmedik aile erbabı bırakmayan bir takımın formasını hem de yenilginin ardından alırsan, biraz tepki görebilirsin (!)5. taraftar: yok arkadaş, değişimin ayak sesleri artık kulakları sağır edercesine yükseliyor. 2-1'ken lalalal koyduk mu diyip, 20 dk sonra yeter demirören diyen topluluk. allah sizi bildiği gibi yapsın!
8.12.2009
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


